Ana menüyü aç

WikiShia β

Nur Suresi
Nur Suresi.png
Anlamı Işık, nur
Başka İsmi -
Sınıfı Medeni
Nüzul Sırası 102
Sure Numarası 24
Cüz 18
Sayısal Bilgiler
Ayet Sayısı 64
Kelime Sayısı 1381
Harf Sayısı 5755

Nur Suresi (Arapça: سورة النور), adını Allah'ın nurunu tasvir eden şu ayetten almıştır: "Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandil gibidir. O lamba kristal bir fanus içindedir; o fanus da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da, batıya da nispet edilemeyen mübarek bir ağaçtan, yani zeytinden (çıkan yağdan) tutuşturulur. Onun yağı, neredeyse, kendisine ateş değmese dahi ışık verir. (Bu,) nur üstüne nurdur. Allah dilediği kimseyi nuruna eriştirir. Allah insanlara (işte böyle) temsiller getirir. Allah her şeyi bilir." (35. ayet)

Sure 64 ayettir. Surenin tamamı Medine'de, Beyyine suresinden sonra inmiştir. Mushaf’taki resmi sıralamada 24, iniş tarihine göre ise 102. suredir.

İçindekiler

Nur Suresi

Surenin Nur olarak adlandırılmasının nedeni, 7 kere nur kelimesinin geçmesinden ve Kur’an’ın en meşhur ve güzel ayetlerinden olan nur ayetinin (35. Ayet) bu surede yer almasından dolayıdır. Bu ayeti kerime, Allah ve nur kelimeleri ile başlamakta ve nur kelimesi bu ayette tam olarak 5 kez tekrar edilmektedir.

Mushaf’taki resmi sıralamaya göre yirmi dördüncü, nüzul sırasına göre ise yüz ikinci suredir. Sure, Medine’de nazil olmuştur. Kufe ve Basra karilerine göre 64, Medine karilerine göre ise 62 ayettir, ancak birinci görüş daha meşhur ve yaygındır. Sure, 1.381 kelime ve 5.755 harften oluşmaktadır. Hacim olarak mesani ve orta surelerdendir. Yarım cüz kadardır.

Konuları

Bu surede önemli fıkhi hükümler açıklanmıştır. Örneğin: zina haddi ve zina suçu isnat etmenin (kazf) haddi, lian haddi, kadınlar için örtünmenin farz oluşu, yaşlı ve işten düşmüş kadınların hicap konusunda biraz daha rahat oldukları, zinanın ispatı için dört erkek şahidin gerekliliği, nikâh konusu ve ifk olayı.

Ayrıca müminlerin bilgileri olmadığı konularda konuşmamaları, iftira, töhmet, bühtan, fahşa işlerin yayılmasına şiddetle karşı çıkılması, başkalarının evlerine girme adabı gibi konular yer almıştır.[1]

Meşhur Ayetler

İfk Ayeti (İfk Olayı)

Kur’an’ı Kerim, Nur Suresi on birinci ayet-i kerimede, Müslümanlardan birine atılan iftiraya işaret ederek, onları bu amellerinden dolayı serzeniş ediyor. Tefsirleri ve ayetlerin iniş sebeplerini dikkate almadan, sadece Kur’an’ı Kerim ayetlerinden yola çıkacak olsak dahi, iftira atılan şahsın meşhur ve Peygamber efendimizin (s.a.a) aile fertlerinden biri olduğunu, iftira atanların ise halktan bir grup olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz.[3] Bu ayetler hakkında iki ayrı iniş sebebi zikredilmiştir: 1. Beni Mustalik Gazvesinden dönerken, bazı münafıkların Aişe’ye iftira atması[4][5] 2. Aişe’nin, Mariye-i Kıbtiye’ye iftira atması [6][7] Bu ayetlerde iftira atanlar büyük bir azapla tehdit edilmenin yanı sıra, müminler de şayiaları delilsiz ve araştırma yapmadan kabullenmekten nehiy edilmişlerdir. [8]

Nur Ayeti

İmam Rıza’nın (a.s) Türbesinde ki Merkezi Kütüphane’de Mevcut Olan Mirza Ahmet Neyrizi’nin Hattıyla Yazılmış Nur Ayeti.

اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٍ مُّبَارَكَةٍ زَيْتُونِةٍ لَّا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُّورٌ عَلَى نُورٍ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَن يَشَاء وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

Allah, ışığıdır göklerin ve yeryüzünün. Işığının örneği, kandil konan bir yere benzer, orada bir kandil var, kandil, bir sırça içinde, sırça da parıl-parıl parlayan bir yıldız sanki doğuda da olmayan, batıda da olmayan kutlu zeytin ağacından yakılmış; ateş dokunmadan da yağı, hemen ışık verecek; nûr üstüne nûr. Allah, doğru yolu gösterir nûruyla dilediğine ve Allah, örnekler getirir insanlara ve Allah, her şeyi bilir. (Nur Suresi / 35)

Bazı tefsir kitaplarında nakledilmiş olan rivayetleri dikkate alacak olursak, bu ayet-i kerimenin Peygamber efendimizin (s.a.a) Ehlibeyt’i hakkında olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz. İmam Rıza’dan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Biz Muhammed’in (s.a.a) çırağının bulunduğu kandiliz, Yüce Allah, bizim velayetimiz ile istediği herkesi hidayete erdirmektedir.[9]

Yine aynı şekilde el-Mizan tefsirinde yazılanlara göre; İmam Sadık’tan (a.s) Nur ayeti hakkında bir soru sordular ve İmam Sadık (a.s) sorulan soruya şu şekilde bir cevap verdi: Bu, Yüce Allah’ın biz Ehlibeyt (a.s) için kullanmış olduğu bir deyimdir, zira Peygamber (s.a.a) ve İmamlar (a.s) Allah’ın nişaneleridir ve insanlar onların vesilesi ile farzlara, müstehaplara, İslam kanunlarına, dini materyallere ve Tevhid’e doğru hidayet olunmaktadır. [10]

Allame Tabatabai, bu görüş hakkında şu şekilde yazmaktadır; Bu ayet-i kerime bazı mısdaklara işaret etme babındandır yoksa ayet-i kerimenin zahirine bakacak olursak, Ehlibeyt’ten (a.s) gayrisine de şamil olacağı gibi, enbiya, evsiya ve evliyaya’da şamil olacaktır.[11]

Ayetül Ahkâm

Nur suresi 2 ila 8. Ayet-i kerimelerini, Ayetül Ahkâm olarak saymaktadırlar.[12] İkinci ayet-i kerime, zina eden şahsın had ve hükmünü beyan etmektedir, üçüncü ayet-i kerime ise mümin bir şahsın, zina eden bir fertle evlenmesinin haram olduğunu bildirmektedir. Elbette tefsir kitaplarında yazılanlara göre zina eden şahıstan maksat, zina edip tövbe eden şahıs değil aksine zina etme konusunda meşhur olan şahıstır.[13]

Sure, 4. Ayet-i kerimeden 8. Ayet-i kerimeye kadar olan bölümde, zina iftirası hakkında bahsederek, zina suçlaması ve lanetleşme hükmünü beyan etmektedir.[14]

Surenin, Ayetül Ahkâm olarak bilinen ayet-i kerimelerinden bir diğeri de, Hicap ayeti olan 31. Ayet-i kerimedir. [15] Bu ayet-i kerime, kadınları iffetli olmaya ve ziynetlerini örtmeye davet ederek, kadınların kimlerin karşısına hicapsız çıkabileceklerini tek-tek saymaktadır. Altmışıncı ayet-i kerime, yaşlı kadınları şartlı olarak bu hükümden istisna etmektedir[16] Aynı şekilde 32. ve 33. Ayet-i kerimeler, şer-i hükümlerin kaldırıldığı ayet-i kerimeler olarak bilinmektedir. [17] Bu ayet-i kerimeler, erkek ve kadınları evlenmeye teşvik eden ve eğer gereken şartlara haiz değillerse iffetli olmaya davet eden ayet-i kerimelerdir.

Fazilet ve Özellikleri

Nur suresini okumanın fazileti hakkında, Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif rivayet edilmiştir: Her kim Nur suresini okursa, Yüce Allah geçmişteki ve gelecekteki tüm müminlerin sayısınca ona hasane ve iyilik bahşedecektir. [18] Nur suresini aile fertlerine öğretme hakkındaysa Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakledilmiştir: Kız çocuğunun, babası üzerindeki haklarından biri de, Nur suresini ona öğretmesidir. [19]İmam Ali’den (a.s) Nur suresinin fazileti hakkında şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Nur suresini kadınlarınıza öğretin zira Nur suresinde kadınlarınız için güzel öğüt ve nasihatler vardır. [20]

İmam Sadık’tan (a.s) ise Nur suresini okumanın fazileti hakkında şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Nur suresini okuyarak, mallarınızı ve cinsi garizelerinizi muhafaza ediniz ve kadınlarınızı da bu sure ile koruyunuz zira her kim Nur suresini geceleri ve gündüzleri sürekli olarak okursa ev halkından hiçbir kimse zinaya mürtekip olmaz ve ölümünden sonra 70 bin melek onu kabrine kadar teşyi eder ve onu kabre koyana dek onun için dua ve istiğfar eder. [21] Nur suresini okumanın eser ve bereketi hakkında, rivayetlerde bazı özellikler zikredilmiştir, onlardan bazıları şunlardır: Geceleri uykuda ihtilam olmayı önler, [22] eğer 40. Ayet-i kerimesi okunursa evden kaçan firari geri döner ve eğer 35. Ayet-i kerimesini bir kâğıda yazıp yıkadıktan sonra suyunu gözüne dökerse [23] göz zayıflığına derman olur.

Monografi

Nur suresinin tefsirini müstakil olarak kaleme almış olan eserler.

  • Mirza Halil Kumra-i’nin kaleme almış olduğu Nur Suresi Tefsiri.
  • Murtaza Mutahhari’nin konuşmalarının yer aldığı ve 13 yazı metninden oluşan Nur suresi tefsiri.


Önceki Sure
Mü'minun Suresi
Nur Suresi Sonraki Sure
Furkan Suresi

Dış Bağlantılar

Kaynakça

  1. Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, s. 1243.
  2. Hameger, Muhammed, Kur’an sureleri, Nuru’s-Sakaleyn Kur’an ve İtret Kültür merkezi, birinci baskı, Kum, Neşri Nuşera, ş. 1392.
  3. Tabatabai, el-Mizan, h.ş 1374, c 15, s 127-128.
  4. Rivayetin detayına bakınız: İbn Hişam, Es-Siretü'n-Nebeviye, c 2, s 298-302 Vâkidî, el-Meğazi, s 426-435; Buhari, Sahih-i Buhari, c 5, s 223-227.
  5. Bu görüşün eleştirisi: el-Amuli, es-Sahih min Sireti'n Nebiyyi'l A'zam, c 12, s 77-78, 81, 98 ve Tabatabai, el-Mizan, c 15, s 101-130; Mekarim Şirazi, el-Emsal, c 11, s 40 ve 41.
  6. Kummi, Tefsir-, Kummi, c 2, s 99; Yusuf-i Garavi, Musuatu’l-Tarihi’l-İslami, c 3, s 350; Amuli, es-Sahih min Sireti'n Nebiyyi'l A'zam, c 12, s 320,326.
  7. Bu görüşün eleştirisi: Subhani, Furuği Ebediyet, s 666; Hüseyniyan Mukaddem, Berresiyi Tarihiyi Tefsiriyi Hadise-i İfk, s 172, Mekarim Şirazi, el-Emsal, c 11, s 41.
  8. Mekarim Şirazi, el-Emsal, c 11, s 46.
  9. Tefsir-i Şubber, s 342.
  10. Tabatabai, el-Mizan, h.ş 1374, c 15, s 195.
  11. Tabatabai, el-Mizan, h.ş 1374, c 15, s 195.
  12. İrevani, Durus-u Temhidiye, c 1, s 356, 567 ve 577; Fadıl Miktat, Kenzu’l-İrfan, h.ş 1373, c 2, s 294.
  13. Feyz Kaşani, Tefsir-i Safi, h.k 1415, c 3, s 417.
  14. Mukaddes Erdebili, Zübdetü'l-Beyan, Neşr el-Mektebetü’l-Murtazaviye, s 613.
  15. İrevani, Durus-u Temhidiye, c 1, s 377-384.
  16. Durus-u Temhidiye, c 1, s 386; Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 14, s 542.
  17. Mukaddes Erdebili, Zübdetü'l-Beyan, Neşr el-Mektebetü’l-Murtazaviye, s 367 ve 504.
  18. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, h.ş 1372, c 7, s 216.
  19. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, h.ş 1372, c 7, s 216.
  20. Kuleyni, Kâfi, h.k 1407, c 5, s 516.
  21. İbn Babıveyh, Sevabu’l-Amal, h.ş 1382, s 109.
  22. Behrani, Tefsir-i el-Burhan, h.ş 1388, c 4, s 43.
  23. Kuleyni, el-Kâfi, h.k 1407, c 2, s 63.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim, tercüme: Muhammed Mehdi Fuladvend, Tahran, Daru’l Kur’ani’l-Kerim, h.k. 1418/ m. 1376.
  • Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, Bahaddin Hürremşahi’nin katkılarıyla, Tahran, Dustan, Nahid, h.ş. 1377.
  • İbn Hişam, Abdulmelik, es-Siretü’n-Nebeviye, Tahkik Mustafa el-Sefa ve İbrahim el-Ebyari, ve Abdu’l-Hafiz Şelbi, Beyrut, Daru’l-Marife, Bi-ta.
  • İrevani, Bakır, Durus'u Temhidiye fî Tefsîr-i Âyâti'l-Ahkâm, Kum, Daru’l-Fıkıh, h.k 1423.
  • Behrani, Seyyid Haşim, el-Burhan, Tercüme Rıza Nazımiyan, Ali Genciyan ve Sadık Hurşa, Tahran, Kitab-i Subh, Nihad-i Kitaphanehayi Umumiyi Keşver, h.ş 1388.
  • Hüseyniyan Mukaddem, Hüseyin, Berresiyi Tefsiriyi Tarihiyi Hadise-i İfk, Mecelle-i Tarih-i İslam der Ayine-i Pejuheş, Sayı 7, h.ş 1384.
  • Hüveyzi, Nuru’s-Sakaleyn, Tashih, Seyyid Haşim Resuli Mahallati, Kum, Matbaatu’l-İlmiye, h.k 1383.
  • Subhani, Cafer, Furuği Ebediyet, Kum, Bustan-i Kitap, h.ş 1384.
  • Şeyh Saduk, Muhammed bin Ali, Sevabu’l-Amal ve İkabu’l-Amal, Muhammed Rıza Ensari Mahallati, Nesim-i Kevser, Kum, h.ş 1382.
  • Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, el-Mizan fi Tefsir’l-Kur’an, Kum, Defter-i İntişarat-ı İslamî Camia-i Müderrisin-i Havza-i İlmiye-i Kum, h.k 1417.
  • Tabersi, Fadıl bin Hasan, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, Tahkik ve mukaddime Muhammed Cevad Belaği, İntişarat-i Nasır Husro, Tahran, c 3, h.ş 1372.
  • Amuli, Cafer Murtaza, es-Sahih min Sireti’n-Nebi el-Azam, Kum, Daru’l-Hadis, h.k 1426.
  • Fadıl Miktat, Miktat bin Abdullah, Kenzü’l-İrfan fi Fıkhi’l-Kur’an, Tashih Muhammed Bakır Behbudi ve Muhammed Bakır Şerifzade, Tahran, Neşr Murtazavi, Birinci baskı, Bi-ta.
  • Feyz Kaşani, Muhammed bin Murtaza, (Molla Muhsin) Tefsir-i es-Safi, Tashih Hüseyin Âlemi, Tahran, Neşr Mektebetü’s-Sadr, İkinci baskı, h.k 1415.
  • Kummi, Ali bin İbrahim, Tefsir-i Kummi, Daru’l-Kitap, h.ş 1367.
  • Kuleyni, Muhammed bin Yakup, el-Kâfi, Daru’l-Kutubi’l-İslamiye, Tahran, h.k 1407.
  • Marifet, Muhammed Hadi, Amuzeş-i Ulum-i Kur’an, Merkez-i Çap ve Neşr-i Sazman-i Tebliğat-i İslami, c 1, h.ş 1371.
  • Mukaddes Erdebili, Ahmet bin Muhammed, Zübdetü’l-Beyan fi Ahkami’l-Kur’an, Tahkik Muhammed Bakır Behbudi, Tahran, Neşr Mektebetü’l-Murtazaviye, Birinci baskı, Bi-ta.
  • Mekarim Şirazi, Nasır, el-Emsel fi Tefsir-i Kitabullahi’l-Munzel, Kum, Medrese-i İmam Ali bin Ebi Talip, h.k 1421.
  • Necefi, Muhammed Hasan, Cevahiru’l-Kelam, fi Şerh-i Şeraiu’l-İslam, Kum, h.k 1417.
  • Vakıdi, Garavi, Muhammed bin Ömer, El-Meğazi, Tahkik Marsden Jones, Merkezu’n-Neşri Mektebu’l-Alami’l-İslami, h.k 1414.
  • Yusufi Ğaravi, Muhammed Hadi, Musuatu’t-Tarihi’l-İslami, h.k 1423.